SON ŞİİR ( BÜYÜKLER İÇİNDİR.)

Mektubu açtı ve  İkiye katlanmış kağıdı açtı . Firmamızda işe başlayabilirsiniz . sizinle çalışmak bizlere büyük katkı sağlayacaktır. İyi günler dileriz.

Bu mutlu yazı Serpil’i sevinçlere boğdu. Hemen mutfaktaki  annesine koştu . Annesine arkadan sarıldı. Annesi dur kızım ellerim kirli köpüklü.

Olsun anne olsun  işe alındım. Sonra Babaannesine giderek sarıldı.

İşe alındım babaanne . Sana ne alayım babaanne  ne  istiyorsun.

Kızım sen hele bir işe başla. Çalış para kazan sonra alırsın.

Serpil biraz dışarı çıkayım gezip avare dolaşayım başka türlü bu sevinç ve mutluluğu hazmedemeyeceğim. Dedi. Apar topar hazırlandı anne ben gidiyorum deyip kendini sokağa attı. Yürüdü yürüdü bir filtre  kahve içsem bu hareketliliğimi ancak kahve  absorbe eder.

Kahveyi aldı bir masa buldu . Kahveyi  biraz bekletip sonra  bir tık kahveyi tattı. Sıcak dedi biraz daha bekledi. Kahve keyfini yaşarken acaba işimde başarılı olabilecek miyim. Diye endişede taşımıyor değil.  Bu düşünceler biraz onun taşan ruhunu durgunlaştırdı. Ve iyi olacak evet iyi olacak diyerek kendini endişelerden koruma çabası içerisinde evin yolunu tuttu.

Eve ulaştı  babası da işten  gelmişti  hep beraber  akşam yemeğine oturdular. Babası  kardeşi Serpil’i kutlayıp iyi dileklerini söylediler.

Ertesi günü Serpil sabahtan  babasından arabayı aldı. Araba babasınındı  ama Serpil’de  bazen arabayı alabiliyordu. Şirkette personel işlerine gitti. İşlemleri yapıldı.  Masasını personel işleri şefi ona gösterdi. Ve yarın gelin serpil hanım dedi.  Benim diğer resmi işlerinizi yapacağım siz yarın gelin dedi. Tamam dedi

Serpil .  Şef hayırlı olsun dedi ve gitti.  Serpil karşıki masaya bakmaktan kendini alı koymaya çalışıyordu. Çünkü o masadaki kişi sürekli ona bakıyordu. Ona bakmasa da onun kendine baktığını  anlıyordu. Masasına oturdu sevinçli ve mutluydu. İki bayan arkadaşı hoş geldiniz dediler.  Ama o karşıdaki masada oturan kişi hoş geldin demedi.  Serpil sonunda o kişiye baktı. O kişi ona tebessüm ederek bakıyordu. Serpil hoş geldin dedi.

Serpil bir an şaşırdı . Diğer iki  masada oturan bayanlar Serpil’e baktılar. Serpil iyice baktı . O kişi ben Fırat serpil Fırat . A a a  Fırat sen misin deyip hemen masasına gitti. Fırat’la sarıldılar bir birine. Bayanlar pür dikkat onları izliyorlardı. Fırat onlara Serpil’le aynı mahallenin çocuklarıyız. Beraber aynı sokakta büyüdük.  Serpil ya evet dedi.  Serpil oturdu biraz sohbet ettiler. Bayanlardan biri onların  konuşmalarına dikkat kesildi.

Kısa bir çocukluk anılarını konuştular . Sonra Serpil iyi işler diyerek ayrıldı.  Şirketi bir dolaşsam arkadaşları tanısam. Yok ama öyle yapmıyorlar ben işe gelirken bir kutu çikolata alayım hoş geldine gelenlere tutarım .  Herhalde böyle oluyor. Biraz düşündü. Her halde böyle oluyordur. Dedi . Olmasa Fırat’a sorarım o bana yol yordamı öğretir dedi.  Fırat’da yakışıklı çocuk olmuş ha . Bildiğim kadarıyla inşaat mühendisliğini okuyordu.  Bu düşünceler  içerisinde ayakları onu şirket kapısına kadar getirmişti.  Arabasına yöneldi. Acaba ilk işim ne olacak ne görev verecekler bana inşallah başlangıçta zor bir konuda olmaz. Arabasının kontağını çevirdi. Camdan eğildi binanın kendi odasının penceresi acaba hangisi diye aradı.. sonra çevreye baktı manzaramda güzelmiş dedi. Çikolatayı sabah gelirken alayım ama yine araba ile gelmem gerekiyor. Babamı da mağdur etmemem gerekiyor  bir araba almalıyım.  Bu düşünceler içerisinde Serpil  ana yola çıktı..

Fırat’ı düşünüyordu. Çocukluk arkadaşı ile yıllar sonra karşılaşmak aynı iş yerinde çalışıyor olmak  sevindirici. Çocukluğunda da güzel bir çocuktu Allah için yakışıklı bir çocuk olmuş.   Sevgilisi vardır. Nişanlı mıdır. Yok yok nişanlı olsa biz duyardık . Annemin muhakkak haberi olurdu.  Belki de evlidir. Olamaz mı .  bakma kardeşim bakma yolun açık gitsene  niye trafiği kitli yorsun.   Olamaz evli olamaz  olmamalı diye içinden geçiriyordu.  Bendede aptallık niye sormuyorsun ki.  Yarın sorarız.  Ayıp olmaz mı . Evli misin diye sormak mı . Ben çocukluk arkadaşıyım ben sorarım.

Ertesi gün çikolatasını aldı. Yan koltuğa koydu.  Yeni işe başlıyor olmanın acemice heyecanını yaşıyor .  Bu heyecanı acemiliği araba kullanmasına da yansıyordu.  Kendi kendine sakin ol Serpil sakin . Yeni işe başlayacak olmanın keyfini yaşa serpil diyerek kendini sakinleştirmeye çalışıyordu.

Binadan içeriye girdiğinde biraz daha sakindi. Biraz erken gelmişti odasına gitti.   Masasına yerleşti  biraz masasına temizlik ve düzenleme yaptı.  Arkadaşlarını bekledi.

Arkadaşları geldi daha sonra Fırat geldi. Hoş geldine gelenler oldu. Serpil Fırat’a sordu prosedür böyle oluyor herhalde değil mi Fırat.

Evet böyle.  Daha sonra ben seni  amirlerle tanıştırırım.  Aslında biliyorsun da

Onların odasına gitmek gerekiyor.

Tabi olur gideriz.

Odadaki iki bayan arkadaşları da  zaman zaman konuşmalara katılıyorlar. Daha sonra amirleri bu iki bayanı Ayfer’i ve Neslihan’ı  çağırdı .

Odada bayan arkadaşlarının olmadığı bu  aralıkta da . Serpil biraz takılmaca yaparak hiç evlilik haberi almadık senden Fırat .

Hayır öyle bir şey yok.

Ufukta var mı.

Ufukta daha güneş doğmadı.

Yani yok  hayırlısı olsun dedi.

Ama serpilin ufkunda bir çok yıldızlar doğdu. Ve kendi kendine bu kadar sevinmem doğrumu deyip  ciddiyet takınmaya çalıştı. Hayırlısı olsun Fırat.

Fırat elindeki kalemi  masanın üzerine bıraktı  sırtını koltuğuna yasladı ve Serpil sendende  biz bir haber alamadık .

Yok ki bir şey elbette haber alamazsınız deyip  küçük bir kahkaha attı.

E ne diyelim  veya ne denir.  Hayırlısı olsun.

Şimdi böyle şeyleri düşünmek erkencilik  olur gibi geliyor bana .

Yo niye olsun.

Daha yeni işe başladım.

Olsun . Benim babaannemin bir sözü vardı. Kul kurar kader kahkahalarla güler derdi. Zaman ne gösterir belli olmaz.

Baba annen haklı Fırat

Bakalım. Zamanın pencereleri bize neler gösterecek.

İyi şeyler düşünelim iyi şeyler olsun .

Evet haklısın. Gelecek için endişe duymak fazla mükemmeliyetçilik olur.

Sen mimarsın sen onun için mükemmeliyetçisin.

Haklısın Fırat ama özel hayatımda öyle mükemmeliyetçi değilim. Olmamaya çalışıyorum.

O zaman beklentileri de yüksek tutmuyorsun.

Beklentileri yüksek tutmak mükemmeliyetçiliği  arttırmıyor. Gerçekleşmese üzücü olabiliyor. Onun için küçük adımlar atmaya çalışıyorum.

Haklısın Serpil haklısın. Gitme vakti.  Aracın var değil mi.

Var bu gün de araba bende.

O zaman bana müsaade  kendine iyi bak. Annene selam söyle.

Bize bir akşam gelsene annem seni çok merak ediyor.

Gelirim serpil. Bende anneni görmek istiyorum.

Kalktıklarında  oda arkadaşları Ayfer ve Neslihan odaya geldiler.  Hep birlikte dışarı çıktılar.

Günler geçiyordu . Serpil işe iyice alıştı. Bazen  Fırat’la inşaatlar için malzeme seçimi için  firmaları geziyorlar.  Bir birlerine malzemeler konusunda fikir danışıyorlar . Sonrasında da  amirleri ile fikir alış verişinde bulunuyorlar. İşler yoğun bir şekilde devam ediyor.

Bir gün Neslihan ile Serpil yalnızlardı. Neslihan Serpile Fırat’a ilgi duyduğunu  ama bunu nasıl ona hissettireceğim bilmiyorum diye söyledi. Belki kızacaksın ama  sen onunla samimisin . Acaba ona  Neslihan sana ilgili ben öyle anlıyorum gibi bir şeyler söyleyebilirsen  memnun kalırım. Ama bak yapmak istemiyorsan anlayışla karşılarım.

Serpilin başından aşağı kaynar sular döküldü.  Serpil’i acı bir tebessüm kapladı. Durdu. Bekledi kendine bir zaman tanıdı. Bunu sen kendin yaparsan daha iyi olur dedi.

Ben nasıl yapacağımı bilmiyorum. Ben yaparsam tepki alırım diye korkuyorum . Bunu benim için yap rica ediyorum.  Minnettar kalırım.

Neslihan bak yapmaya çalışırım söylemeye çalışırım.

Dedi ama acı bir tebessümden kurtulamadı.

Bak Neslihan  rakibin olabilir biri daha var oda Fırat’la ilgileniyor.

Öyle seziyorum.  Bana bir şey söylemiş değil. Haberin olsun.

Ama  Fırat’ın ilgili olduğu bir bayan var mı.

Benim bildiğim kadarıyla yok  ama yine söylüyorum nasıl yaparsın bilmiyorum ama sen kendin yaparsan daha etkili olur.

Çok düşündüm  Serpil. Bana yardımcı olursan sevinirim.

İlgini Fırat’a bir şekilde söylemeye çalışırım. Becerebilirsem tabi.

Benim için serpil lütfen rica ediyorum.

Ayfer içeri geldi. Neslihan ve serpil. Konuşmayı bitirdiler.

Serpil ben kendime bir çay alayım deyip dışarı çıktı. Salonda çay ocağına gitti bir çay koydu kendine. Eli hafif titriyor. Çayı yarıladı çaya şeker koymamıştı. Kendi kendine kızıyordu. Ne olurdu hayır desen diyerek kendine kızıyordu. Fırat nasıl bir davranışta bulunacak. Bu tür şeyler düşünüyor. Bu düşüncelerden bir an kurtulmak istiyordu.  Yarın malzeme için firmalarla görüşmeye gideceğiz . O zaman söylerim. İnşallah kabul etmez. Diye de kendine bir teselli yaratmaya çalışıyor.  Şeytan diyor ki hiçbir şey söyleme. Veya olumsuz cevap verdi de . Yarın olsun bakalım dedi. Odasına gitti. Çantasını aldı Fırat’a ben biraz erken çıkacağım dedi. Ve iyi akşamlar deyip ayrıldı.

Ertesi gün Serpil Fırat’a firmalara görüşmeye gidelim dedi. Fırat’ta listeleri aldı ajandasının  arasına katlayıp koydu.

Arabaya bindiler.  Serpil nasıl söyleyeceğim diye düşünürken Fırat’a Neslihan dan listeyi aldın mı diye sordu.

Neslihan’ın listesini de aldım. Biraz serpil durdu. Biliyor musun Fırat  Neslihan biraz san ki sana karşı ilgili gibi geliyor bana kadınca sezgilerim bana öyle söylüyor.

Fırat gözlerini kapadı. Serpile döndü ve gözlerini açtı. Sezgilerin öylemi söylüyor. Serpil. Seni incitecek bir söz söylemek istemem Serpil.

Acı bir bakış ile  Serpile baktı..

Serpil tamam Fırat cevabını aldım. Anlaşıldı.

Fırat susmuştu.

Serpil bu cevaba sevinmişti.

İlk firma ile  görüştüler.

İkinci firma ile görüşmeye için yola çıktılar.

Yolda bir pastanenin yanında durdu.

Serpil ben yiyecek bir şeyler alacağım.

Sen bir şey istiyor musun.

Hayır ben istemiyorum.

Görüşmeleri tamamladılar.  Şirkete döndüler.

Ertesi günü içinde bir firmaya gitmek için yola koyuldular. Fırat yine bir şeyler almak için durdular . Serpil Fırat’a bana da bir puaca alır mısın dedi.. Fırat’ı beklemeye başladı. Serpil Fırat’ın ajandasına baktı ucu defterin arasından dışarı çıkmış bir kağıt gördü.  Neslihan’ın hazırladığı listemi diye aldı.  Baktı  yazı kötü acele ile karalanmış bir yazı  ama şiir. Kendisini suçlu kabul edip şiiri okumaya başladı.

Bu şiir ilk

Ama son  değil.

Deselerdi seni severdi

Anlardım diyeceksin.

Beni sevenlerim varmış

Cesaretim yok

Beni sevenlerden  bahsedene.

Bağrımda bir ateş var.

Ne bileceksin

Dokunsan yanacaksın.

Nereden bileceksin

Söyleseler anlardım diyeceksin

O sevmiş bu ilgi duyarmış

Sen sen sen

Sen senden bahset.

Çünkü ben seni bilirim.

Serpil şiiri okudu. Gözleri doldu. Fırat da geldi.

Serpile baktı ne oldu sana dedi. Serpil elindeki şiiri Fırat’a göstererek bu şiir deki ben miyim.

Evet sensin.

2-11-2025  Halil Bahadır.

hikaye